2. Hukuk Dairesi 1995/5087 E., 1995/5644 K.

  VASİYET

  VASİYETİN YERİNE GETİRİLMESİ

  VASİYETLE MAL EDİNME

  VASİYETNAMEYE İSTİNADEN  tapu İNTİKALİ

"İçtihat Metni"


T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi
Sayı:

Esas Karar
95/5087 95/5644
15.5.1995



Özet:Kendisine muayyen mal vasiyet edilenler MK. 633. maddesi uyarınca o şeyi  tescilden önce iktisap edemezler. Mirascıların veya vasiyeti tenfiz memurunun  tapu sicilinde aktarma işlemini yapmaları veya o kişinin MK. 541 ve 642. maddeleri uyarınca ilam alması gerekir.

Vasiyetnamenin bir işlem veya dava yeterli kabulü için Sulh hakimi huzurunda açılmış olması zorunludur.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp,düşünüldü.


Taraflar arasındaki vasiyetnameye dayanan şahsi hakka dayalı  tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sonunda verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Vasiyetnameyi düzenleyen Sulh Hakimi, noter veya memur aslını yada onaylı örneğini saklamakla yükümlüdür (M.K. 484). Saklama yükümlülüğü ölüm zamanına kadar hatta ölümün öğrenilmesine kadar devam eder. Ölüm zamanında çıkan vasiyetname iptalini gerektirir bir eksiklik içinde olsa bile, hemen Sulh Mahkemesine verilir. Bu yükümlülük vasiyetnameyi yanında bulunduran herkes için geçerlidir. Vasiyetnameyi alan Hakim tereke için derhal gerekli önlemleri alır (M.K. 535). Vasiyetnameyi açar (M.K. 536). Bundan sonra mirasta hak sahibi olanların her birine vasiyetnamenin kendilerini ilğilendiren bölümlerini tebliğ eder (M.K. m. 537). Vasiyetle mirasçı seçilmiş olupta hakları yasal mirasçılar veya tarihi eski olan bir kazandırma ile hak sahibi olanlar tarafından açıkca itiraza uğramayan kimseler tebliğden bir ay geçtikten sonra Sulh Hakiminden mirasçılıklarını gösteren bir resmi belgenin verilmesini isteyebilirler (M.K. 538).
Bunlar da Kanuni mirasçılar gibi miras bırakanın halefi olurlar ve terekeye dahil hakları başkaca bir işleme tabi olmadan kendiliğinden iktisap ederler. (M.K. 539/2). Ancak Vasiyetname ile kendilerine muayyen mal vasiyet edilenler aynı durumda değillerdir. Bunlar vasiyet yolu ile terekeden şahsi bir hak edinirler (Vasiyeti tenfiz memuru). Vasiyeti ifa ile mükellef olan varsa ondan, yoksa kanuni ve mansup mirasçılardan muayyen şeyin teslimini isteme hakkına sahiptirler (M.K. 541). Kendilerine muayyen mal vasiyet edilenler Medeni Kanunun 633. maddesinden yararlanamıyacakları gibi, kanuni ve mansup mirasçıların  tapu sicil memuru önünde mülkiyeti nakleden bir irade açıklamaları olmadan  tapua işlem yapılamaz. Bunun dışında Medeni Kanunun 541 ve 642. maddesi uyarınca  ülkiyetin kendisine aidiyeti hakkında alacağı ilam üzerine hakim tarafından tescilin icrası için yazılan bir tezkere ile vasiyetnameyi ibraz ederek taşınmaz malın lehtar adına tescili sağlanabilir. (7.6.1994 tarihli resmi gazetede yayımlanan  tapu sicil tüzüğü 21) Butlan def'i her zaman dermeyan edilebilirse de (MK. 501/2) vasiyetnamenin iptal davası, davacısının ölüme bağlı işlemin geçersizliğini öğrendiği günden bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açıldığı tarihten beş sene geçmekle zaman aşımına uğrar (M.K. m. 50l). Şu halde vasiyetname ile oluşan hakka karşı açılacak davaların zaman aşımının başlaması vasiyetin açıklanan kurallara uyğun olarak açılmasına bağlıdır. Açma işlemi bu yöndende önem taşır.  Her ne kadar vasiyetnamenin yeterli kabulü için Sulh Hakiminin onayı gerekmez ise de hükümlerinin yerine getirilebilmesi için öncelikle Sulh Hakimi tarafından yukarıda açıklanan şekilde açılıp itiraza uğramamış olması gerekir. (Y.H.G.K. 7.7.1993 günlü 392-508 sayılı kararı) Somut olayda vasiyetnamenin usulüne uygun olarak açılıp açılmadığı anlaşılmamaktadır. Bu konuda taraflardan bilgi istenmesi sonucuna göre işlem yapılması gerekir. Bu hususların gözetilmemesi eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru,bulunmamıştır.

S O N U Ç : Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik inceleme dışı bırakılması temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 15.5.1995